Thursday, April 2, 2009

Kuşlaaar..

Pencerenin önüne ekmek kırıntılarını koyduk, kuşların gelip yemesini bekliyoruz. Nerede kaldı bunlar yahu?
Kuşlaaaar.. Hadi yemeğe..

Pazar keyfime dokunma

Yahu ilişmeyin, şurada bir pazar sabahımız var.
Siz benim sucuklu yumurtayı hazırlayın, şu Dora bitince geliyorum. Aman bak, yumurtanın sarısını patlatmayın..

Tehlike yaklaşıyor

Herkes yemeğine dalmışken, o sürekli yeni planlar yapıyordu. Daha kırılacak çok tabak, kurcalanacak çok priz vardi, ve o bunu çok iyi biliyordu.
Artık harekete geçmenin zamanı gelmişti. Hazır kimse bakmazken..

Hafifletici sebep

Ama ben daha çok küçüğüm,
nereden bilebilirim ki o tabağın düşünce kırılacağını?..

Hep aynı nakarat

Şimdi beni yemek için ikna etmeye çalışacaksınız, ben istemiycem, inatlaşıcaz, ve ben tam evden çıkarken "mammaa" diye tutturucam.
Daha kac kere yapmam gerek acaba anlamanız için?

Anne ile müzakereler

Sen şimdi beni parka götürürsen, hiç şikayet etmeden yemeğimi yerim.
Akşam için ayrıca konuşuruz..

Evimizin rap'çisi

Kaşındaki yarası ve kapşonlu kıyafetiyle iyice havaya girmiş olmalı ki, sütünü "Yo, ma! Gimi ma milk meeen.." diyerek istemeye başladı.