Monday, October 22, 2007

(Biiiiip)

- Hadi canım, aç ağzını bakalım.
- Ağzımı mı? Al..

Günaydın

Farkettik ki,
konuşmadan da 'günaydın' denilebiliyormuş.
Öğreniyoruz.

Nereye gitti bu DVD??

Yahu kaç kere söyledim,
karıştırmayın şu benim DVDlerimi diye.
Peder mi kurcalıyor acaba benim konserleri, anlamadım ki..

Mutlu musunuz bari?

Tamam işte, bitirdik bütün tabağı.
Şimdi gidebilir miyim?

Geliyor..

Bu el tanıdık gibi sanki.
Önce bir el, sonra öteki,
ve işte yine geliyor..

Göz ucuyla

Göz ucuyla da olsa sürekli gözetlendiğini bilse,
bozulur mu acaba?

Rak forevır

Kalktı, geldi, müdahale etti.
Anlaşılan, iyi anlaşıcaz..

Sunday, October 21, 2007

Aman Boracım, uyma sen onlara


Parkta oynayan çocuklara bir anda asabi oldu bizimki o gün.
Bir Karadenizlilik var, ama çözemedik nereden olduğunu..

Rezil olduk

Ulan arkadaş, ne pis vurdu adam öyle be.
İyi ki bez var da, yumuşak iniş oldu.

Eee, anlat bakalım..

Böyle işte, uyuyayım diye bıraktılar beni buraya.
Ben de sıkıldım yahu, uyu uyu nereye kadar..


Hadi at, ben tutuyorum

Yahu ne kıymetli makinan varmış be baba.
Tutucam dedim ya?

Barıştık mı?

Ağzımdan kaçıverdi ya, kızma hemen.
Televizyonda reklamı gördüm de, canım çekti birden.
Yoksa ben sana "Sütaş" der miyim, aşkolsun..

Pssstt.. Nereye böyle bu halde?

Yok babacım ya, rica ederim, ne kaçması?
Sabun araya düştü de, ona bakıyordum.
Güzel güzel bıcı-bıcıdayız yoksa.
Öyle yani..